İçeriğe geç
STA / KİTAP BÖLÜMÜ

Türk Televizyon Dizilerinde El Sanatlarının Kültürel Kod Olarak Kullanımı: Bellek, Kimlik ve Kültürel Mirasın Yeniden Üretimi

STAY-B-000525

Kitap: Bellekten Geleceğe: Sanat ve Tasarım Sempozyumu

Yazarlar: Ali Kemal Çipe

Sayfalar: 10–11

Özet

Bu çalışmanın amacı, Türk televizyon dizilerinde geleneksel el sanatlarının dekoratif veya estetik unsurlar olarak değil; karakter, mekân, toplumsal kimlik ve kültürel bellek üretiminde işlev gören kültürel kodlar olarak nasıl kullanıldığını incelemektir. Çalışmanın sorusu, el sanatlarının üretim ve temsil biçimleriyle karakterlerin geçmişleri, kimlikleri, aile ilişkileri ve yerel aidiyetleri hakkında anlamları ürettiği ve bu anlamların izleyiciye nasıl aktarıldığıdır. Kuramsal çerçeve kültürel temsil, kültürel bellek, maddi kültür ve Stuart Hall’ın kodlama/kodaçımı yaklaşımına dayanmaktadır. Nitel araştırma yöntemi ve göstergebilimsel içerik çözümlemesiyle Kapalıçarşı, Benim Adım Melek, Güvercin, Asmalı Konak, Atiye, Kızılcık Şerbeti ve Gönül Dağı dizileri amaçlı örnekleme yoluyla incelenmiştir. El sanatlarının üretildiği, öğrenildiği, uygulandığı veya karakterlerin yaşam alanlarıyla ilişkilendirildiği çözümlemede; Kapalıçarşı’da Zeze’nin halı dokuma yeteneği ve Diyar’ın öğreticiliği halıcılığı emek, ekonomik umut ve dayanışmayla; Benim Adım Melek’te Melek’in bakır işçiliğine dönüşü zanaatı dönüşüm, iyileşme, mesleki kimlik ve kültürel belleğin yeniden kurulmasıyla ilişkilendirmektedir. Güvercin’de kutnu dokumacılığı aile mirası ve geleneksel üretim bilgisinin sürdürülmesini; Asmalı Konak’ta Bahar’ın seramik üretimi yerel aidiyet ve kimlik arayışını görünür kılmaktadır. Atiye’de seramik, semboller ve mekânlar geçmiş ile bugün arasında hafıza bağı kurarken; Kızılcık Şerbeti’nde Nursema’nın hat ve tezhip çalışmaları ifade, aile baskısı, kimlik arayışı ve ekonomik bağımsızlıkla kesişmektedir. Gönül Dağı’nda Taner, Veysel ve Ramazan’ın el emeği, tamir ve icat pratikleri yerel üretim kültürünün teknoloji ve yenilik arayışıyla yeniden yorumlanmasını göstermektedir. Bulgular, el sanatlarının geçmiş ile bugün, gelenek ile modernlik, bireysel kimlik ile toplumsal aidiyet arasında anlam kuran aracılar olduğunu ortaya koymaktadır. Televizyon dizileri aracılığıyla yeniden temsil edilen bu zanaatlar, kültürel mirasın görünürlük kazanmasına, kültürel bellekte yeniden üretilmesine ve kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamaktadır.

Kalıcı STA Yayın Kimliği: STAY-B-000525 (DOI değildir)