Skip to content
STA / KİTAP BÖLÜMÜ

Afet Sonrası Kentlerin Yeniden İnşasında Kimlik ve Bellek Sorunu: Antakya Örneğinde Bir İnceleme

STAY-B-000511

Kitap: Geleceğin Öğrenme Ekosistemi Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu

Yazarlar: Gizem Karacan Tekin

Sayfalar: 13–14

Özet

Afetlerin etkilerinin giderek derinleştiği günümüzde afet sonrası müdahale biçimleri de önem kazanmıştır. Depremlerin yıkıcı etkilerinin görüldüğü kentlerde eski ile yeni arasında belirgin bir kopuş bulunmaktadır. Bu çalışmada eski ve yeni doku arasındaki farklılıklar kültürel bellek ve mekânsal kimlik bakımından karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda bir mekânın kültürel belleğinin kentin biçimsel benzerliği ile değil, mekânda yaşanılan izlerin kalıcılığı ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmada 6 Şubat 2023 depremleri ile büyük ölçüde hasar görerek tarihi dokusu ve yaşam alanları ortadan kalkan Antakya örneği ele alınmıştır. Bu bağlamda kentin yeniden inşa sürecinde mekânsal kimliğin ve kültürel belleğin ne ölçüde korunabildiği irdelenmektedir. Eski Antakya dokusu dar sokaklar, avlulu taş evler, bitişik nizam yapılaşma ve organik bir yerleşim düzenini içermektedir. Bu doku zaman içinde oluşmuştur ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir düzeni temsil ettiği için kültürel bir bellek taşıyıcısıdır. Deprem sonrasında ise Antakya’nın yeni dokusunda geniş yollar, standart parsel ölçüleri ve plan/proje uygulamaları öne çıkmaktadır. Çalışmada eski ve yeni doku; sokak kurgusu, yapı-parsel ilişkisi ve iç mekân- sokak ilişkisi üzerinden ele alınmıştır. Sonuçta yeni dokunun güvenli ve işlevsel bir kentsel çevre sunmasına karşın; gündelik yaşamın, komşuluk ilişkilerinin ve mekânsal alışkanlıkların izlerini taşıyan süreklilik duygusunu zayıflattığını görülmektedir. Sonuç olarak, afet sonrası yeniden inşa sürecinde kimliğin korunması, eski biçimlerin kopyalanmasıyla değil; yaşanmış izlerin, mekânsal ilişkilerin ve kullanıcı belleğinin planlama ve tasarım kararlarına dahil edilmesiyle mümkündür.

Kalıcı STA Yayın Kimliği: STAY-B-000511 (DOI değildir)