İçeriğe geç
STA / KİTAP BÖLÜMÜ

Ankara’nın Belleğinde Su ile Şekillenen Bir Modernleşme Simgesi: Çubuk Baraj Gazinosu

STAY-B-000527

Kitap: Bellekten Geleceğe: Sanat ve Tasarım Sempozyumu

Yazarlar: Başak Lale

Sayfalar: 12–13

Özet

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yeni başkent Ankara, yalnızca idari bir merkez değil; Batılı ve modern eğlence anlayışının Türkiye’de biçimlendiği odak haline gelmiştir. Bozkır topoğrafyasında inşa edilen bu kentsel kurguda su ise; sadece altyapısal bir gereksinim değil, kentsel ferahlama ve sosyalleşmenin en güçlü simgesi olarak rekreasyon alanlarına dahil edilen bir tasarım ögesi olmuştur. Cumhuriyet ideolojisinin etkisi ile yaratılan eğlence mekanları bu anlamda hem mimari bağlamda hem de içlerinde kurgulanan eğlence pratikleri bağlamında adeta batılı yaşam pratiklerinin öğretildiği birer okul gibi işlemişlerdir. Su ile ilişkili bu yenilikçi anlayışın en özgün temsilcilerinden biri, 1937 yılında Fransız mimar Théodore Leveau tarafından tasarlanan, Modernist tasarımı ve transatlantik estetiğiyle dikkat çeken ve yanında konumlandığı Çubuk Barajı’nın potansiyelinin bir rekreasyon alanına dönüştüren Çubuk Baraj Gazinosu’dur. Yapı, göle hâkim konumlanışıyla su ile nitelikli bir mekânsal ilişkisi ile Ankaralılar için gözde bir sosyalleşme mekânı olmuş, kent belleğinde derin izler bırakmış; ancak 2016 yılında yıkılmıştır. Bu çalışma, arşiv belgeleri, dönemsel görsel/yazılı kaynak taramaları ve alanın bugünkü durumuna ilişkin saha analizlerine dayanan bir yöntem izlemektedir. Çalışma, yapının kaybını tekil bir mimari yok oluşun ötesinde, Ankara’nın erozyona uğrayan modern mimarlık mirası ve silinen kentsel hafızası bağlamında ele almaktadır. Yapının arşiv verileriyle rekonstrüksiyonu ve saha gözlemleri üzerinden; suyla kurulan ilişki, yıkım süreci ve alanın günümüzdeki rekreasyonel durumu değerlendirilerek bu mekânsal kayıp tartışılmaktadır.

Kalıcı STA Yayın Kimliği: STAY-B-000527 (DOI değildir)